Ana Sayfa Blog

Sıkıyönetim kararları Ukrayna’yı nasıl etkiledi?

0

Karadeniz ile Azak Denizi’ni birleştiren Kerç Boğazı yakınlarında Rus savaş gemilerinin Ukrayna savaş gemilerine silahlı müdahalede bulunması sebebiyle 26 Kasım tarihinde, Ukrayna’da 30 günlük sıkıyönetime geçilmesini öngören kararname kabul edilmişti. Peki kabul edilen bu kararnamenin, Ukrayna’da günlük hayata yansımaları nasıl oldu?

Parlamentodan, 330 Milletvekilinden 276’sının oyu ile geçen kararname gereği, 28 Kasım Çarşamba günü yerel saat ile 09.00’da başlayan sıkıyönetim uyarınca, Ukrayna’nın belirli bölgelerinde uygulamaya giren kararların, Ukrayna’da bazı temel hak ve özgürlüklere ilişkin kısıtlamalar oluşturabileceği düşünülmüş fakat alınan kararların uygulamaya geçirilmesi ve olumsuz etkiler yaratması şuanlık beklenildiği gibi olmamıştır.

Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Ukrayna’da sıkıyönetim ilan edilmesi sonrası halka itidal çağrısı yaparak hak ve özgürlükler konusunda Ukrayna halkına kısıtlamalar getirilmeyeceğini bildiren bir açıklamada bulunmuştu.

Poroşenko açıklamasında “Marketlere tuz ve kibrit almak için koşmayın. Ukrayna vatandaşlarının bankalardaki parasına, döviz işlemlerine veya yurt dışı seyahatlerine herhangi bir kısıtlama getirilmeyecek.” ifadesini kullanmıştı.

28 Kasım’da sıkıyönetim kararlarının uygulamaya geçirilmesi, şüpheyle karşılanmış, Ukrayna’da farklı bir politik atmosferin sınırları çizilmeye çalışılmıştır. Fakat bu hayali sınırlar; kararların 10 günlük sürecini geride bırakırken, Ukrayna’nın merkezi şehirlerinde temel hak ve özgürlükler noktası da dahil olmak üzere günlük hayatta düşünülen etkileri yaratmamıştır. Ve uygulamaya geçirilen kararların Ukrayna’nın, özellikle merkezi bölgeleri için şuanlık bir etkisi görülmemiştir.

Bu noktada sıkıyönetimin gerekliliği konusunda, Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko tarafından, “Sıkıyönetim, savaş anlamına gelmiyor. Ukrayna’nın kimse ile savaşmaya niyeti yok. Sıkıyönetim, ülke savunmasını güçlendirmek için gerekli.” ifadeleri kaydedilmişti.

Rusya’nın Azak Denizi’ndeki girişimine karşılık iki ülke arasında gerginlik hızlı bir şekilde yükselmiştir.  Bu sürecin devamında, Rus erkeklerinin ülkeye girişlerinin sınırlandırılması gerektiğini kaydeden Poroşenko, “16-60 yaş Rus erkeklerinin girişini kısıtlayarak, aslında Rus ordusunun temsilcisi olanların ülkemizde özel birlikler kurmalarını önlemeliyiz.” açıklamalarında bulunmuştu.

Bu bağlamda alınan kararların, Ukrayna ve Türkiye gibi iki dost ülkenin ilişkileri açısından herhangi bir kısıtlama getirmediğini, Türk vatandaşlarının Ukrayna’ya seyahat konusu da dahil olmak üzere, ticari ve kültürel ilişkilere herhangi olumsuz bir yansımasının söz konusu olmadığı da belirtilmelidir.

Ukrayna-Rusya Gerginliği

Ukrayna’nın Odessa limanından Mariupol limanına gitmek üzere 25 Kasım Pazar günü yola çıkan 3 Ukrayna savaş gemisine Azak Denizi’ndeki Kerç Boğazı yakınlarında Rus savaş gemileri müdahale etmişti.

Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyini toparlamış, ülkede sıkıyönetime gidilmesi kararını imzalamıştı.

Kiev’de gerçekleşen Hürrem Sultan konulu panele yoğun ilgi

0

Türkiye Cumhuriyeti Kiev Büyükelçiliği’ne bağlı Kiev Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenen “Hürrem Sultan (Roksolana)” adlı panelde Hürrem Sultan’ın Türk tarihine etkileri, saray ve aile hayatı, devlete hizmetleri ve Osmanlı sosyal hayatına katkıları anlatıldı.

Türk-Ukrayna ortak tarihi kişiliklerinden Hürrem Sultan hakkında akademik ve edebi yaklaşımları konu edinen panel programı Kiev Yunus Emre Enstitüsü’nde gerçekleştirildi.

Yoğun ilgi gören programın açılış konuşmasını yapan Kiev Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Dr. Ender Korkmaz, bir İstanbullu olarak Hürrem Sultan’ı nasıl tanıdığını anlattı. Hürrem Sultan’a dair fikirlerin genelde popüler medya veya halk anlatılarından etkilendiğini söyleyen Korkmaz, “Ben Hürrem Sultan’ı, ortaokul ve lise yıllarım boyunca okuldan evime yürürken önünden geçtiğim ve susuzluğumu giderdiğim çeşmenin bânisi olarak tanıdım.” dedi.

Etkinliğin ilk konuşmacısı olarak söz alan Prof. Dr. Ferhat Turanlı, Hürrem Sultan’ın Osmanlı sarayındaki ve politikasındaki yerine değindi. Hürrem Sultan ile ilgili popüler anlatının oldukça sağlıksız olduğunu dile getiren Prof. Dr. Turanlı; onun Sultan Süleyman’a sadık bir eş, gerektiğinde iyi bir danışman ve hatta kimi zaman diplomasi alanında da çalışan önemli bir saray kadını olduğundan söz etti. Hürrem Sultan’ın saray politikasındaki yerini anlatan Prof. Dr. Turanlı, Hürrem Sultan hakkında şu değerlendirmede bulundu.

“Haseki Hürrem, Kanuni’nin yegâne eşi olup aynı zamanda çok zeki ve güzel bir kadındı. Onun çok sıcakkanlı bir kadın ve nazik bir anne olduğu söylenir. Ayrıca araştırmacılara göre bu hanım sultan ilk dönemlerinde bazı politik işlerde de rol almaya çalışmıştı. O, ilk olarak Topkapı Sarayının iç işlerini yönetmeye başladı. Haseki Hürrem Sultan; padişahın gözdesi, olağanüstü zeki, sevimli ve çekici bir kadın, aşırı derecede şefkatli bir anadır. Devrinin bazı politik olaylarına karıştığı için, aynı zamanda Osmanlı sarayında kadın hâkimiyetini başlatan kişi olarak da kabul edilir.”

Edebiyatçı yazar Vira Çugunova ise Hürrem Sultan ve Kanuni Sultan Süleyman arasındaki sevgiye değindiği konuşmasında. Bir edebiyatçı olarak ikilinin ilişkisinin kendisi için mucizevi göründüğünü söyleyen Çugunova, Hürrem Sultan hakkında şu sözleri söyledi.

“İnsanlar bu müstesna Osmanlı ailesinin hayatı hakkında çok yanlış bilgiler edindi. Herkesin çok geniş bir hayal gücü var.  Meşhur bir televizyon dizisinin senaryo yazarları ise bu hayal âleminde herkesi geçti! Akıllı, iyi kalpli, merhametli, utangaç ve neşeli bir Ukraynalı olan Hürrem Sultan’ı düşmanlarını ve rakiplerini öldüren gaddar bir kadın olarak gösterdiler”.

Etkinlik sonrasında düzenlenen ikramda konuklara Türk mutfağından ikramlıklar ile Türk kahvesi ve demleme çay ikram edildi. Etkinliğe Harkiv ve Lviv dâhil olmak üzere Ukrayna’nın birçok şehrinden akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdiler.

“Donbass” filmi sinemaseverlerle buluştu

0

Ukrayna’nın doğusunda yaşanan olayları tüm gerçekliğiyle ortaya koyan “Donbass” filmi dün Ankara’da bulunan Büyülü Fener Sinema Salonunda sinemaseverlerle buluştu.

Merakla beklenen filmi izlemeye Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Andrii Sybiha ve Ukrayna Derneği Başkanı Yuliya Biletska’nın yanı sıra pek çok sinemasever katıldı.

İzleyicilerden tam not alan filmin gösterimi öncesi konuşma yapan Büyükelçi Sybiha, yakın gelecekte Türkiye’de Ukrayna yapımı filmelerin beyaz perdeye daha çok taşınması için çalışacaklarını söyledi.

Film hakkındaki görüşlerini izleyicilerle paylaşan Büyükelçi konuşmasını “Yaşasın Türkiye” diyerek noktaladı.

Büyükelçi konuşmasını bitirmesiyle, Ukrayna’da ayrılıkçıların işgali altındaki bölgede yaşananları hem belgesel hem de kara mizah şeklinde anlatan filmin gösterimi gerçekleşti.

Bakan Pakdemirli: Ukrayna ile her seviyede iş birliği halindeyiz

0

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli; “Ukrayna ile karşılıklı tarımsal yatırımların arttırılarak AB pazarında birlikte yer alma konuları iş birliğimiz için önemlidir.” dedi.

Tarım ve gıda sektörü temsilcilerinden oluşan bir heyetle Ukrayna’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ukrayna-Türkiye Tarım İş Forumu toplantısına katıldı.

Ukrayna-Türkiye Tarım İş Forumu Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin stratejik ortağı ve Karadeniz komşusu Ukrayna ile ilişkileri başta ekonomik olmak üzere her alanda geliştirmek istediklerini bildiren Bakan Pakdemirli, şunları söyledi:

“Dostumuz, stratejik ortağımız ve Karadeniz komşumuz Ukrayna’yla ilişkilerimizin başta ekonomi olmak üzere, her alanda geliştirilmesine önem veriyoruz. Ukrayna’yla ilişkilerimiz ve işbirliğimiz gelişiyor, derinleşiyor. Ticaret, yatırımlar, turizm ve savunma sanayii alanlarında her seviyede işbirliği halindeyiz. Son olarak 3 Kasım 2018 tarihinde, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko başkanlığında gerçekleştirilen VII. Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey (YDSK) Toplantısı sırasında, savunma sanayii ve kalkınma işbirliği alanında anlaşmalar imzaladık. YDSK sırasında, iki ülke arasında Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin bir an önce sonuçlandırılması için Cumhurbaşkanlarımız tekrar talimat verdiler. STA’yı bir an önce imzalayalım.”

Açıklamalarına devam eden Bakan Pakdemirli; “Ukrayna ve Türkiye, Avrupa Birliği katılım sürecini yürütmekte olan iki ülke konumundadır. Türkiye Cumhuriyeti olarak tarım alanında bu süreçte her iki ülkenin ihtiyaç duyduğu bilgi ve tecrübe paylaşımı ve kurumsal altyapıların oluşturulması hususlarında işbirliğine açığız. Ayrıca ülkelerimiz arasında karşılıklı tarımsal yatırımların artırılarak Avrupa Birliği pazarında birlikte yer alma konularında da işbirliğimizin önemli olduğunu vurgulamak isterim.” dedi.

Türkiye’nin, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği önemi de vurgulayan Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine verdiğimiz desteği, Karadeniz havzasında güvenlik ve istikrarın muhafazası için de önemli görüyoruz. Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımıyoruz. Tatar soydaşlarımızın hak ve menfaatlerinin korunması ve durumlarının dünyaya duyurulması birincil önceliğimizdir.”

Kiev’de “Hürrem Sultan (Roksolana)” paneli düzenlenecek

0

Kiev Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenecek olan panelde Türk-Ukrayna ortak tarihinin tanınmış simalarından Hürrem Sultan ele alınacak.

Türkiye Cumhuriyeti Kiev Büyükelçiliği’ne bağlı Kiev Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenecek olan “Hürrem Sultan (Roksolana)” adlı panelde Hürrem Sultan’ın Türk tarihine etkileri, saray ve aile hayatı, devlete hizmetleri ve Osmanlı sosyal hayatına katkıları anlatılacak.

Kiev Yunus Emre Enstitüsü sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada panelin içeriğiyle ilgili şu bilgilere yer verildi:

“Türk-Ukrayna ortak tarihinin tanınmış simalarından Hürrem Sultan’ın (Roksolana) Türk tarihine etkileri, saray ve aile hayatı, devlete hizmetleri ve Osmanlı sosyal hayatına katkıları Türkiye Cumhuriyeti Kiev Büyükelçiliğine bağlı Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan panel programında ele alınacak.Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da Osmanlı ailesinden bir hanımefendi ile görüşen Ukraynalı yazar Vira Çugunova, Hürrem Sultan’ın saray hayatını ve eşi Osmanlı Sultanı “Muhteşem” (Kanuni) Sultan Süleyman ile ilişkisini eşsiz edebi üslubu ile anlatacak. Hürrem Sultan nasıl oldu da diğer saray kadınları arasından öne çıkarak Sultan Süleyman’ın gözdesi oldu? Onun hangi özellikleri Hürrem Sultan’ı, Sultan Süleyman için bu kadar değerli bir eş yaptı? Saray kadınlarının birbirleri ile ilişkisi nasıldı? Ukraynalı yazar Vira Çugunova bu sorulara dair fikirlerini katılımcılarla paylaşacak. Prof. Dr. Ferhat Turanlı ise Hürrem Sultan’ın tarihi, politik ve sosyal yönlerini ele alacak. Prof. Dr. Turanlı bir saray kadını olarak Hürrem Sultan’ın Osmanlı politikalarını nasıl etkilediğini değerlendirecek. Diğer yandan Hürrem Sultan’ın gerçekleştirmiş olduğu hayır işleri ile Osmanlı toplumuna yönelik sosyal katkılarına da değinecek olan Prof. Dr. Turanlı, popüler imgenin ötesindeki gerçek Hürrem Sultan’ı anlatacak.”

Etkinlik 6 Aralık Perşembe günü, 14.30’da Pushkinska 28/9 adresindeki Kiev Yunus Emre Enstitüsü’nün konferans salonunda gerçekleştirilecek.

Ankara’da Holodomor paneli düzenlendi

0

4 Aralık günü Ankara’da bulunan Milli Kütüphanede, AVİM ve Ukrayna Büyükelçiliği ile ortaklaşan düzenlenen “Holodomor Ukrayna’ya dayatılan açlık (1932-1933)” adlı panelde, Sovyetlerin Ukrayna milletine karşı yapmış olduğu soykırım anlatıldı.

Ukrayna Derneği Başkanı Yuliya Biletska ve Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin’in de dinleyici olarak bulunduğu panele çok sayıda Türk ve Ukraynalı dinleyici katılım gösterdi.

Avim Başkanı Alev Kılıç ve Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Andrii Sybiha’nın konuşmalarıyla panelin açılışı gerçekleştirildi.

Açılış konuşmasında öne çıkan açıklamalar ise şöyleydi; Sovyet rejiminin uyguladığı politikalar sonucunda Sovyetlerin pek çok bölgesi maddi ve manevi zarara uğramıştır. Ukrayna, Sovyetler Birliğinin bu politikalarından en çok mağdur olan ülke olarak bilinmektedir. 1932-33 yıllarında bu uygulama nedeniyle milyonlarca insan açlıktan dolayı yaşamını yitirmiştir. Bazı araştırmacılara göre bu sayı 3.5 milyon ile 10 milyon arasındadır. Yapay açlık sebebiyle ortaya çıkan bu trajediye zaman içinde Holodomor adı verilmiştir. Sovyetler döneminde Holodomor tabu olarak görülmüş ve bu konunun tartışılması engellenmiştir. 1991 yılında Sovyetler Birliğinin yıkılması ve Ukrayna’nın bağımsızlığına tekrar kavuşmasıyla beraber Holodomor’un farkındalığı konusunda yeni bir düzeye erişilmiştir. Holomor, Ukrayna milletinin bağımsızlığı konusunda bir yapı taşı oluşturmuştur. Ve günümüzde Rus saldırganlığına maruz kalan Ukraynalılar bunu her geçen gün daha iyi anlamaktadır. Ukrayna milletine karşı işlenen bu suça hiçbir şekilde zaman sınırı koyulamayacak ve her zaman tazeliğini koruyacaktır.

Avim Başkanı Alev Kılıç ve Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Andrii Sybiha’nın konuşmaları sonrasında açlıkta hayatını kaybedenler için 1 dakikalık saygı duruşuna geçildi ve ardından da panelin moderatörü Mehmet Oğuz Tulun, konuşmacılar ve panelin işleyişi hakkında kısaca bilgi vererek, sözü uzman konuşmacılara devretti.

İlk konuşmayı Ukrayna Güvenlik Servisi Arşiv Direktörü olan Andriy Kohut yaptı. Konuşmasında Sovyet liderleri tarafından verilmiş olan emirleri, olaya tanık olanların ifadeleri, olayla ilgili çekilmiş fotoğrafları ve Holodomor hakkındaki Sovyet özel servis arşivlerini kaynak gösteren Kohut, “Biz bu trajedinin getirdiği bazı sonuçlarla yüzleştik ve 1980 yıllarda da bununla ilgili olarak ciddi çalışmalar yapıldı ve dünya Holodomor hakkında daha da bilgilendirildi.” diyerek, sözlerine şöyle devam etti; “1933 yılında bir Alman diplomatın kendi Dışişleri bakanlığına çektiği telgrafta, Ukrayna’da nüfusun %80 ‘nin öldüğü yazıyordu. Ukrayna halkını cezalandırmak için 13 Eylül 1932 yılında Stalin imzasıyla gizli talimatlar verildi ve burada “Mısırın Beş Kulaklı Kanunu” denilen kanunun hükümleri uygulandı.” Konuşmacı sözlerinin bitiminde Holodomor’un Sovyet kolektivizmi sonucu ortaya çıktığını ifade etti.

Panelin diğer önemli konuşmacısı, Tarih profosörü olan Prof. Stanislav Kulchytsky ise Holodomor’un anatomisini anlattı. Profosör Kulchytsky, “Holodomor Sovyet rejiminin baskılama eylemidir. Holodomor’un ana temelleri ekonomik ve sosyal nedenlere dayanmaktadır. Peki Holodomor neden Ukraynalılara karşı uygulandı? Çünkü Sovyet rejimine karşı en çok sesi Ukrayna halkı çıkartıyordu.” dedi

30 yıldan fazla süredir Holodomor üzerinde çalıştığını belirten profesörün şu sözleri oldukça dikkat çekti; “Lenin reformlarla dünya devrimine yol açacağına inanıyordu ve o zamanlarda Osmanlı İmparatorluğundan yeni bir Cumhuriyet doğduğunda, Atatürk’ünde onun yolundan geleceğini zannederek Atatürk’e çok destek verdi fakat Atatürk onun yolunu izlemedi, şuan ki Cumhuriyeti kurdu ve Lenin birkez daha kaybetti. Konuşmama son verirken şunu söylemek istiyorum, 1933 yılında Ukrayna halkı Stalin’nin eylemlerine yani Sovyet kolektivizmine karşı başlattığı mücadelede başarılı olabilseydi ve Kremlin çıkamayacak bir krize girmiş olsaydı Ukrayna Sovyetler Birliğinden erkenden çıkabilirdi. Söz konusu Stalin darbesi, Ukrayna halkının Sovyet rejimine karşı gücünü neredeyse sıfıra indirdi. Kısaca, Ukrayna onlarca sene önce bağımsız olabilir ve Avrupa’da tarih değişebilirdi.”

Ulusal kimlik arayışında Ukrayna’nın tarihini yeniden kavramsallaştırmasını anlatan Dr. Turgut Kerem Tuncel, Ukrayna’nın bugünkü sınırlarına 1964 yılında kavuşturulduğunu ancak bunun Ukrayna milletinin daha önce olmadığı anlamına gelmediğinin altını çizdi. Taras Şevçenko gibi insanların Ukrayna milletinin doğuşunda ileri bir rol oynadığını ifade etti.  Holodomor’un 2003 yılından sonra uluslararası arenada daha çok konuşulmaya başlandığını ve o tarihlerde Holodomorun değil Holodomorun bir soykırım olarak inkarının yasaklanması ise oldukça dikkat çekici olduğunu belirtti. Dr. Turgut Kerem Tuncel, Ukrayna’nın ve Holodomor’un gelişiminden ve buna karşı Sovyetlerin tepkilerinden bahsetti. Sözlerinin bitiminde, “Umarım bundan sonra Holodomor daha iyi anlaşılır ve insan hayatının hiç birşeyden önemli olmadığının farkına varılır.” dedi.

NATO Dışişleri Bakanları Rusya’nın saldırgan eylemlerini tartışacak

0

NATO Dışişleri Bakanları, bugün Brüksel’de iki günlük bir toplantı için bir araya geliyor. Rusya’nın saldırgan eylemlerinin ana gündem maddesini oluşturması bekleniyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO Dışişleri Bakanlarının 4-5 Aralık tarihleri arasında, Kerç Boğazı’ndaki Ukraynalı donanma gemilerine karşı Rus agresif eylemleri de dahil olmak üzere çok çeşitli güvenlik sorunlarını görüşmek üzere Brüksel’de bir araya gelecekleri bilgisini paylaştı.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, toplantıyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada,

Rusya’nın istikrarı bozucu davranışını ele alacağız, son zamanlarda Rusya’nın Ukrayna’daki askeri gemilere karşı nasıl askeri güç kullanarak gemileri ve denizcileri esir aldığını gördük, Rusya’yı, Ukrayna’nın gemilerini ve denizcilerini derhal serbest bırakmaya çağırıyoruz.” dedi.

Açıklamalarında INF Antlaşmasına da değinen Genel Sekreter Stoltenberg;

“INF Antlaşması’nı [Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler] tehlikeye sokan yeni Rusya füze sisteminden de endişeliyiz. Rusya’nın şeffaf ve doğrulanabilir bir şekilde tam uyum sağlaması acildir. Çünkü INF Antlaşması güvenliğimiz için çok önemlidir.” dedi.

Ali Olgun Boydak, Güzel Kırım programına konuk oldu

0

Türkiye-Ukrayna Dostluk Derneği Başkanı Ali Olgun Boydak, Eskişehir’den yayın yapan ES TV kanalının hazırladığı “Güzel Kırım” programına konuk oldu.

Programın başlangıcında kendini tanıtan Boydak, aslen Adana Ceyhanlı olduğunu, dedelerinin 1902 yılında Kırım’ın Sudak şehrinden, Türkiye’nin Adana şehrine geldiğini ve burada da Ceyhan’a yerleştiklerini ifade etti. İlerleyen süreçte Kırım için faaliyete nasıl geçtiğini anlatan Başkanın sözlerinin sonunda “Kırım sevdalısı” olduğunu özellikle vurgulaması ise programı izleyen Kırımlıları gururlandırdı.

Dernek başkanlığının yanı sıra özel bir kurumda da sağlık idareciliği görevini yürüten Ali Olgun Boydak, katıldığı programda Türkiye-Ukrayna Dostluk Derneğinin faaliyetlerinden bahsetti. Özellikle 2014 yılında Rusların kırımı ilhak etmesiyle Dernek olarak daha yoğun çalıştıklarını ve Türkiye’deki en faal derneklerden biri olduklarını vurguladı.

Derneğin gelecek planları hakkında sorulan soruyu cevaplayan Başkan, “2019 yılı, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü’ nün 75.yılı olacak. Dolayısıyla 2019 yılını önemsiyoruz. Hem Türkiye’de hem dünya da daha çok farkındalık yaratmak için bu konuyu daha çok dile getireceğiz.” dedi. Bu açıklamalara ek olarak köyden kente artan göçle beraber sahip olunan kültürün yaşatılması için dernek faaliyetlerinin çok daha önemli hale geldiğini söyledi.

Sözlerinin bitimine doğru Boydak, Kırım’ın Türk dünyası içerisinde çok özel bir yerinin olduğunu ve bu toprakların Türkler için ileri karakol vazifesi gördüğünü vurguladı.

Groysman: Kuzey Akımı 2, Avrupa’ya karşı yürütülen gizli bir savaş

0

Ukrayna Başbakanı Groysman, Rus doğalgaz boru hattı projesi Kuzey Akımı 2 için, Avrupa’ya ve Avrupalı tüketicilere karşı gizli bir savaş biçimidir ifadelerini kullandı.

Başbakan Vladimir Groysman, “Kuzey Akımı 2, Avrupa’ya karşı gizlenmiş bir savaş biçimidir. Biz Rusya’ya enerji ve politik açıdan nasıl bağlı olunabileceğini biliyoruz. Biz daha önce acısını bizzat yaşadığımız için bunun ne kadar tehlikeli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, şuan bu projeyi Rusya’nın jeopolitik bir silahı olarak görüyoruz. ”dedi.

Başbakan, Ukrayna’nın öncelikli gaz aktarım ülkesi statüsünün korunmasının tüm Avrupa için büyük bir güvenlik ve politik öneme sahip olduğunu belirtti.

Groysman, sözlerini şu açıklamalarla noktaladı: “Gaz taşıma sistemimizi birlikte yönetmek için batılı ortaklara teklif sunduk. Gaz kapasitemiz 140 milyar metreküptür. Ayrıca, gaz depolama tesislerimiz 1.000 güne kadar rezerv depolamaya izin vermektedir ve bu büyük bir potansiyel.”

Euro 2020 elemelerinde Ukrayna’nın rakipleri belli oldu

0

2020 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2020) eleme gruplarının kura çekimi, gerçekleştirildi. Ukrayna’nın Euro 2020 elemelerindeki grubu belli oldu.

Euro 2020 eleme gruplarının kura çekimi, 2 Aralık Pazar günü İrlanda’nın başkenti Dublin kentinde yapıldı. Ukrayna milli futbol takımı, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası eleme turnuvasının B Grubu’nda Portekiz, Sırbistan, Litvanya ve Lüksemburg ile birlikte çekildi.

Euro 2020 için çekilişin sonuçları:

A Grubu: İngiltere, Çekya, Bulgaristan, Karadağ, Kosova
B Grubu: Portekiz, Ukrayna, Sırbistan, Litvanya, Lüksemburg
C Grubu: Hollanda, Almanya, Kuzey İrlanda, Estonya, Beyaz Rusya
D Grubu: İsviçre, Danimarka, İrlanda Cumhuriyeti, Gürcistan, Cebelitarık
E Grubu: Hırvatistan, Galler, Slovakya, Macaristan, Azerbaycan
F Grubu: İspanya, İsveç, Norveç, Romanya, Faroe Adaları, Malta
G Grubu: Polonya, Avusturya, İsrail, Slovenya, Makedonya, Letonya
H Grubu: Fransa, İzlanda, Türkiye, Arnavutluk, Moldova, Andorra
I Grubu: Belçika, Rusya, İskoçya, Kıbrıs Rum Kesimi, Kazakistan, San Marino
J Grubu: İtalya, Bosna Hersek, Finlandiya, Yunanistan, Ermenistan, Lihtenştayn

Elemelerin maç takvimi:
1.hafta: 21-23 Mart 2019
2.hafta: 24-26 Mart 2019
3.hafta: 7-8 Haziran 2019
4.hafta: 10-11 Haziran 2019
5.hafta: 5-7 Eylül 2019
6.hafta: 8-10 Eylül 2019
7.hafta: 10-12 Ekim 2019
8.hafta: 13-15 Ekim 2019
9.hafta: 14-16 Kasım 2019
10.hafta: 17-19 Kasım 2019

Eleme turnuvası 21 Mart 2019’da başlayıp Kasım ayında sona eriyor. Çekilişte ortaya çıkan bu 10 grubun kazananları ve ikinci olanları (20 takım) otomatik olarak Avrupa şampiyonluğuna hak kazanıyor. Kalan dört takım ise, Mart 2020’de oynanacak UEFA Uluslar Ligi’nden gelecek takımların oynayacağı Play-Off karşılaşmaları yoluyla belirlenecek.