İÜ’deki Ukraynalı hoca: “Türkiye’de ilk Ukrayna uzmanlarını yetiştireceğiz”

0
1975

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü bünyesinde Türkiye’nin ilk Ukrayna Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı açıldı.

Doç. Dr. Oleksandr Sereda ve Doç. Dr. Irına Drıga
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü ülkede bir ilk olma özelliği taşıyan Ukrayna Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı’nın kurulmasına öncülük etti. Bu gibi adımlar iki ülke arasındaki gerçek stratejik ortaklığın çeşitli alanlardan beslenerek nesilden nesile, ulaşmasını ve uzun yıllar sürmesini sağlayacaktır.
Bizlerde Ukr-Ayna ekibi olarak, Slav Dilleri Bölümü altında açılan Ukrayna Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı hakkında bilgilere, ilk ağızdan ulaşabilmek adına Edebiyat Fakültesi Ukrayna Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Iryna Dryga ile bir röportaj gerçekleştirdik.

 

Merhaba Iryna Hoca. Yakın zamanda çok güzel ve sevindirici bir haber duyuruldu; İstanbul Üniversitesi Slav Dilleri Bölümü altında Ukrayna Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı açıldı. Bu bölümün bir doçenti olarak programın detaylarını bizlerle paylaşabilir misiniz?

Merhaba Gökberk, evet gerçekten çok sevindirici ve bize ilham verici olduğu bir gerçek. Ukrayna Dili ve Edebiyatı anabilim dalının açılışı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bizim ülkemize duyduğu büyük ilgi ve sempatinin bir ifadesi aynı zamanda birçok kişinin katkıda bulunduğu, Dışişleri mensubu diplomatlarımızın yıllar süren yoğun uğraşlarının bir sonucudur. Bir yıllık hazırlık programıyla başlayacak olan bu süreç bir sonraki yıldan itibaren devamlı ve çok kapsamlı eğitim- öğretime giriş niteliğini taşıyacaktır. Türkiye’nin her üniversitesinde zorunlu olan disiplinlerin yanısıra Ukrayna Dilinin Uygulamalı Dilbigisi, Sesbilgisi, Şekil Bilgisi, Cümle Bilgisi, sözlü ve yazılı anlatımı, kompozisyon, metin okuma ve açıklama, iş yazışması, edebi metin çevirisi, simultane tercümanlığına kadar birçok disiplinlerden görülebileceği gibi anadilimiz tüm incelikleriyle öğretilecektir. Ukrayna Tarihi, Kültürü, Edebiyatı hatta Lingvo-kültürolojisi okutulacaktır. Ayrıca Türk Dili ve Rusçanın karşılaştırmalı dilbilim derslerine de yer verilecektir.

Bu anabilim dalının açılma fikri nasıl ortaya çıktı?

Doksanlı yılların ortalarında Ankara Üniversitesinde Ukraynaca dersini açma teşebbüsünü hatırlıyorum: seçmeli ders olacaktı fakat yetersiz sayıda öğrenci kayıt yaptırdığından dolayı iptal edilmişti. O dönemde Türklerin Ukrayna kültürü ve dilinin gereksinimini algılayışı gayet tabii ki bugünkünden çok farklı idi. Ve ülkelerimizin bu alandaki bugünkü başarısı, ikili ilişkilerimizin ne kadar çok geliştiğinin timsali olduğu gibi arada kalan yıllardaki muazzam işin üstesinden gelerek gösterilen gayretlerin doğal bir meyvesidir. Tabii ki arada kalan dediğim yılların söz konusu meyveyi verebilmesi için bizim birçok aydının ferdi ve kurumsal çabalarıyla da katkı yapmış olması gerekiyordu. Şöyle ki 2014 yılında üç Ukraynalı Öğretim Üyesinin istihdam edildiği Kars Üniversitesinde açılmış olan Ukrayna Kültür Merkezi bu bağlamda bunun ilk müjdesi olmuştur. Artık Özgün Ukrayna kültürüne talep duyulduğu görüldü, Ukrayna tarihini, edebi eserlerini orijinal dilde okuma arzusu arttı. Bu açılış iki ülkenin de birbirini tanıma ve yaklaşmasının neticesi oldu. Bugün itibarıyla Ukrayna’nın 10 kadar üniversitesinde Türkoloji ve Doğu Dilleri bölümlerinde Türkiye Türkçesi Anabilim Dallarında Lisans, Lisansüstü ve Doktora programları mevcuttur. Oysa ki Türkiye’nin hiçbir yerinde Ukrayna anabilim dalı resmi olarak açılamamış durumdaydı. Ve nihayet en üst seviyeye ulaştırılan bu talep sonucu Mart 2017’de Ukrayna Milli Eğitim ve Bilim Bakanı Lilia Grynevıç Türkiye ziyareti esnasında YÖK ile Mutabakat Zaptını imzalayarak Türkiye’de ilk defa İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Slav Dilleri Bölümünde Ukrayna Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalının açılmasına dair kararın altına imzasını atmıştır.

Türkiye’de Ukraynaca öğrenme talebi var mı?

En son aylara kadar biz de bu soruya net cevap bulamıyorduk. Onu üniversitelere yeni yerleştirilen öğrencilerin tercihleri gösterecekti. Büyük ümidimiz vardı, bugünkü ülkemiz de sevilmeye, tercih edilmeye değerdi. Ve hakikaten Eylül başlarında öğrenci listesinde gördüğümüz rakamlar bu müjdeyi göz nuru dökerek hazırlayan iki ülkemizin temsilcilerinin ne kadar haklı çıktıklarını göstermiştir. Hemen şunu da belirteyim, Ukrayna Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalının açılacağı Ukrayna ve Kırımtatar diasporası arasında daha fazla duyurulmuş olsaydı vatanımıza yakınlık duyan daha çok aile, isteyerek evlatlarını tam bu mesleğe yönlendirebileceklerini söylediler. Yani önümüzdeki yılın giriş kampanyasında daha fazla diaspora mensuplarının girmeye çalışacağını tahmin ediyoruz. Elbette bu öğretim yılı zarfında da vereceğimiz eğitimin kalitesi, sergileyeceğimiz ders malzemelerinin cazibesi, ülkemizi nasıl temsil edeceğimiz, devletimizin bu yeni yeni filizlenen uzman adaylarını yaz dil okullarında nasıl destekleyebileceği son derece önemlidir. Allah utandırmasın diyelim.

Bu programın detaylarını paylaşabilir misiniz?

Yukarıda da belirtmiş olduğum gibi, öğrencilerimizi Türkiye’nin en eski ve en iyi üniversitesinde devamlı ve çok kapsamlı öğretim beklemektedir. Evet edebiyat fakültesinde okuyacaklar, dilci – edebiyatçı mezun olacaklar ama, bu ilk uzmanlarımızın ikili ilişkilerimizin geliştirilmesinde çok özel yerinin olacağını öngörüyorum. Hazırladığımız ve seçtiğimiz en iyi ders malzemeleri ile öğrencilerimize Ukrayna’nın coğrafyasını, iklimini, doğasını–insanını, halkbilimini, kültürünü, gündemini, acısını ve sevincini kısacası Ukrayna vizyonunu, diliçi dünya görüşünü aşılamayı umuyoruz ki Ukrayna bilirkişisi olarak yetiştirilsinler, sanayisinden iş çevresine, geleneklerinden modernitesine kadar Ukrayna hakkında her konuda derin ve kaliteli bilgi sahibi olsunlar. Bir ülke tanındıkça daha çok sevilir atasözü de burada geçerli ve doğrudur. Kültürümüzü, toplumumuzu öğrendikçe hayat boyu daha çok sevecekler ve bu Türk toplumu ile sevginin köprüsü olacaktır. Hocaları olarak ta bizler program çerçevesinde onları katılacakları yaz okulları, çeşitli kurs etkinlikleri sayesinde düzenli olarak medeniyetimizin içine entegre etmeye çalışacağız.

Bölümünüzün öğrencisi olmak isteyen biri ne yapmalıdır?

İlk önce orta ve lise öğrenimini büyük başarı ile tamamlamalı çünkü İstanbul Üniversitesi kadim ilmi ekolü olan ve çok talep gören bir üniversitedir. Bu üniversiteyi kazanmak, öğrencisi olmak zor ama büyük şereftir. İkincisi bölgemizi sürekli takip etmeli ve tarihin genel gidişatına ilgi duymalı, ilgili kitaplar okumalı. Üçüncüsü, Ukrayna toplumunun ayrılmaz parçası olan Türk dilleri konuşan halklarına ve ilk başta Kırım tatarlarımıza büyük sempati duymalı, duygularını paylaşmalı, uğruna emek sarf etmeye hazırlıklı olmalı. Ukrayna bilimi özellikle bugünlerde büyük özveri ve çalışma şevkini gerektiren bir meslektir.

Bölümünüzün mezunlarının iş imkanları neler?

Dediğimiz gibi, İstanbul Üniversitesi Ukrayna Anabilim Dalını açtıran ilk üniversitedir. Söz konusu bölümden mezunlar, başkent Ankara, Antalya olmak üzere pek çok büyük ve orta şehirde Ukrayna anabilim dallarının açılışına temel atabileceklerdir. Devletin memurları olacak, ülkemizdeki temsilciliklerine atanacak, kendi işlerini kurarak yeni işyerleri açacaklar, yeni nesil uzmanlar yetiştireceklerdir.

Türkiye’nin ilk ve tek Ukrayna anabilim dalı İstanbul Üniversitesi’nde. Peki Türkiye için bir bölüm yeterli mi? Örneğin Ukrayna’da birkaç üniversitede Türkçe bölümü var.

Ukrayna büyük bir ülkedir. Avrupa’nın en büyük ülkesidir. Türkiye’nin en yakın komşusudur. Her yönüyle araştırılacak, takip edilecektir. Araştırılacak yönleri de pek çok. Şu an Ukrayna Dili ve Edebiyatına başlayan 18 kişi var. Ama inanın Ukrayna kültürünü, medeniyetini araştırabilmek için 100 kişi yetmeyecektir. Gerçek stratejik ortaklık diyorsak nesilden nesile, yıldan yıla bir ekol yetiştirmek lazım. Onu da faklı şehirlerin, farklı bölümlerin sağlıklı rekabeti altında oluşturmak en mantıklı yoldur.

Iryna Hoca, kendinizden biraz bahsedebilir misiniz? Siz İstanbul Üniversitesinde ders vermek için Ukrayna’dan geldiniz. Gelmeden önce çalışma alanınız neydi?

Ben Doç.Dr. İryna Dryga, 1992`de Matematik Lisesi, 1997de Kiev Milli Taras Şevçenko Üniversitesi Slav Dilleri ve Edebiyatları (Ukrayna Dili ve Edebiyatı – Bulgar Dili ve Edebiyatı) ve Türkoloji olmak üzere iki bölümden mezun olup rahmetli Ord. Prof. Dr. Omelian Pritsak’ın başkanlık yaptığı A.Krymsky Şarkiyat Araştırma Enstitüsüne girdim, bir süre Bulgaristan’ın arşivlerinde çalıştıktan ve Balkanlarda alan tespitlerimi yaptıktan sonra doktoramı Balkanlarda Türkçe yani Türkçenin Rumeli Ağızları üzerinde yaptım. Bu çalışmaya bizi yönlendiren rahmetli Prof.Dr. Elvira A.Grunina büyük katkıda bulunmuştur. Ukrayna Milli Bilimler Akademisindeki araştırma projelerine devam ederek aynı zamanda 1998-2009 arasında 3 özel üniversitede öğretim üyeliği ve bölüm başkanlığı ile Taras Şevçenko Milli Üniversitesi Filoloji Enstitüsü Mezuniyet Komisyon Başkanlığını yaptım. Aynı zamanda Ukrayna Bilimler Akademisi A. Krymsky Araştırma Enstitüsünde Türkoloji Proje Başkanıyım. ‘Türkçenin Rumeli Ağızları’ (2007), ‘Pontika: Türkoloji makaleleri’ (2009) kitapları, ayrıca 90’ı aşkın uluslararası ve ulusal hakemli dergide makalem basılmıştır. 2008-2014’te Tehlikedeki Türk dillerinin alan tespitleri ve dokümantasyonu, revitalizasyonuna yönelik tedbir ve uygulamalı etkinliklerine katıldım ve kendim organize ettim. Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesi üzerine Uluslararası ‘Vidrodjennia’ Vakfından kazandığım burs ile 1. Uluslararası ‘Ukrayna’da Tehlikedeki Türk Dilleri’ sempozyumunu yaptım. Kırım Tatar halkına destek için 2 ilmi proje başlattım. 2016 TUÇAT Çeviri Atölyelerinde ilk defa açılan Ukraynaca-Türkçe atölye çalışmalarına katıldım. 2017 tarihinde tarihte ilk defa T.C. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde Ukrayna Dili ve Edebiyatı anabilim dalının hocası olarak görev yapmaktayım. Evliyim, 2 çocuk sahibiyim.

İstanbul ve Türk yüksek eğitim sistemi hakkındaki ilk izlenimleriniz nedir?

Türk yüksek eğitim sistemi ile ilgili izlenimlerim tabii ki ilk sayılamaz, zira daha Türkoloji öğrencisiyken 1990’lı yıllarda İstanbul’da okuduk ve daha sonraki yıllarda her yıl T.C. deki üniversitelerde ilmi toplantılara katıldık, farklı konularda konferans, ders verdik. Türkiyeli hocalar ile devamlı iş birliğimiz ve ortak projelerimiz var, Türkolog olarak ta Türk yüksek eğitim sistemini yakından takip etmek bizim görevimizdir. Büyük bir ekonomik gelişmenin yanı sıra işgücü piyasasını yansıtan yüksek eğitim alanında da iyi değişiklikler görebiliriz. Eğitim seviyesi ve teknik imkanlar konusunda Türkiye’nin bazı üniversiteleri dünyanın önde gelen üniversiteleriyle yarışabilirler. Eğer yetenekli bir öğrencinin okumak için maddi imkânı yoksa, son derece nitelikli genç uzmanları istihdam etmek için göğüs geren büyük şirketler veya devletin kendisi öğrenim ücretlerini üstleniyorlar. Hocalar Türkiye’de Ukrayna’dan çok daha büyük itibar görürler. Hele hele üniversitede ise çalışma odaları, devletin tevdi ettiği bilgisayarları, ülkenin içinde ve dışındaki ilmi söylemlerde yer alıp sözünü söylemek için gereken imkanları vardır. Ulaşım araçlarında %50 ve bir sürü alışverişlerde indirimlerden faydalanırlar. Ve önemlisi, Türkiye’de hoca ile öğrencileri arasında genellikle çok özel, manevi bir yakınlık, dâhilîyet, hem fikirlilik var ve bu yakınlığın meyvesi olarak okumanın verimliliği artmaktadır.

Bölümde eğitim vermek dışında planlarınız var mı?

Buraya gelirken bitiremediğimiz iki kitap ve 1-2 ilmi proje vardı, zaten onları başarılı bir şekilde sonuçlandırabilmem için daha önce ulaşamadığım İstanbul’daki arşivlere ve kaynaklara ulaşmam şarttı. Büyük bir ümit ve derin huşu ile geldiğimi söyleyebilirim. Kaynaklar açısından inanılmaz zengin bir hazine, bir servettir İstanbul. İstifade edebilmek için ellimizden geleni yapacağız. Doç.Dr. Oleksandr Sereda ve Doç. Dr. Nariman Seytyahya ile birlikte Ukrayna Tarihi ders kitabını Türkçe hazırladık, Türk öğrencilerimizin faydalanabilmeleri için onu yayına hazırlıyoruz. Ayrıca bizim Ukrayna toplumuna Kırımtatar konusunu tanıtmak amacıyla Kırımtatarcadan çevrilmemiş bir Kırımtatar destanı ve Türkçeden bir roman Ukraynacaya çevirmekteyim.

Bölümünüzde okumak isteyen öğrencilere tavsiyeniz var mı?

Hayatta bir yol, meslek seçmek son derece önemlidir. Bir seçilip, ömür boyu yapılmalı. Bin ölçüp bir biçilmeli. Yeni kültürlere açılıma kendinizi bırakın, free your mind, önyargıları geride bırak. Araştıracağınız ülkenin kışı Türkiye’den daha soğuk olsa dahi Türk kalpleriyle uyumlu atan kalpleri o kadar sıcak ki oramıza bir defasına gelince, şairlerimizi okuyunca ve bozkırlarının acımsı pelin kokusunu içinize çekince, ağızlarının melodisine bir gün olsun eşlik edince, vatanımıza tüm kalbinizle bağlanmış olacak, eşi benzeri olmayan biri olacaksınız. Eşi olmayan bir uzman, benzeri olmayan Karadeniz’in iki kıyısını bir araya getirip kaynaştıran, olgun bir insan olacaksınız. Değmez mi?

Ukr-Ayna ekibi olarak, bizlere değerli vaktini ayıran ve yeni açılan Ukrayna Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı hakkında bilgi veren hocamız, Doç. Dr. Iryna Dryga’ya teşekkür ederiz.